Make your own free website on Tripod.com

Hititler ve Eski Anadolu Halkları

 

Hititler olasılıkla 2200 yılından başlayarak Anadolu'ya yerleşmeye başlayan bir Hint – Avrupa topluluğudur. Hititler yazılı belgeleriyle günümüze ulaşan ilk Hint-Avrupa topluluğudur. Hititlerin Anadolu'ya nereden geldikleri tartışma konusu olmuşsa da, Maikop kültürüyle Alacahöyük kültürünün benzerlikleri Hititlerin Kafkasya yönünden geldikleri olasılığını güçlendirmektedir.

Hititler Kızılırmak havzasına geldiklerinde, Orta Anadolu'da hakim olan halk Hattilerdi. Hititler zaman içinde Hattilerle kaynaştılar ve Hatti kültürüyle Hitit kültürü birleşti. Günümüze dek gelen Alacahöyük buluntuları büyük olasılıkla Hitit yönetici sınıfı altında yaşayan Hattilerin ürünleridir. Hititlerin ülkesi, Hititler ve komuşu ülkeler tarafından hep Hatti ülkesi olarak anıldı. M.Ö. 17 yüzyıla dek Hattiler, Hitit – Luvi – Pala halkları içinde eridiler ve Hatti dili ölü bir tapınak diline dönüştü.

Hitit diliyle akraba olan Luvi ve Pala dilleri de, Hititlerle aynı zamanda Anadolu'ya gelen Hint – Avrupa kavimlerine aitti. Bu kavimlerden Palalar daha çok Kuzeydoğu Anadolu'da, Luviler ise daha çok Güney Anadolu'da yerleşmişlerdi. Luviler ve Palalar hep Hitit krallığının egemenliğinde yaşadılar ve Hititlerle ortak bir kültür yarattılar. Hitit krallarından Luvice ada sahip olanlar vardı.

Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya'da yerleşmiş bulunan Hurriler de Hitit egemenliğinde olan ve uygarlıklarıyla Hititleri önemli ölçüde etkilemiş bir halktı. Hititler mitoloji, din ve at yetiştiriciliği gibi pek çok alanda Hurrilerden etkilendiler. Pek çok Hitit prensi ve hemen tüm Hitit kraliçeleri Hurrice adlar taşıyorlardı.

Hitit toprakları çevresinde çok çeşitli dil ve dine sahip pek çok halk, kent devletleri ve küçük krallıklar bulunuyordu. Hitit tabletlerinde sık sık "Hatti ülkesinin bin tanrısı"ndan sözedilir. Bu söz coğrafyadaki inançların, dillerin ve halkların çeşitliliğinin bir göstergesidir. Hititler bu çeşitlilik yüzünden, farklı halklara karşı diğer Yakındoğu krallıklarına göre daha hoşgörülü davrandılar ve diplomasi sanatında ilerlediler.


N Dil, Alfabe ve Etnik Köken sayfasına dönüş

N Ana sayfaya dönüş